Güzel Coğrafyada Cılızlaşan Coğrafya Dersi

Coğrafya dersi geçmişte harita bilmek, bir yerin konumunu bulmak olarak bilinirmiş ki 70 ler 80 lerde oynadığımız dağ-şehir-nehir oyununda da o düşüncenin etkisi vardı. Ezber bir ders olarak bilinir ve genellikle veliler eski coğrafya düşüncesi ile “Evladım sen diğer derslerini hallet o dersi ezberler, yaparsın sorularını” diye düşünür. Oysa kendi içinde neden sonuç ilişkisine dayalı muhteşem bir ahenk vardır. Coğrafya bilgisini kullanmayı bilen birey bu bilgi doğrultusunda uçsuz bucaksız bilgilere kendisi ulaşabilir.

Coğrafya deniz üzerinde görünen yüzü ile küçümsenen yapısına göre deniz altında bir dünya barındıran muazzam bir bilgi bütünlüğünü kapsamaktadır. Hani arılar olmadığında dünya kaç gün yaşar sözünün bilimde ki karşılığıdır demek yanlış olmaz. Coğrafya bilmeyen birey küresel ısınmayı anlayamaz, coğrafya bilmeyen birey GDO ne demektir anlayamaz, atık canavarı ile mücadele ederek suları, yeşili bulduğumuz gibi temiz bırakmanın bilincine ulaşamaz, evine gelen ekmeğin, sütün yolculuğunu, bir akarsuyun çağlayanlar oluşturarak akmasının yaşantımızda ki değerini anlayamaz. Doğal kaynakların sınırlılığını öğrenemediği için bilinçli kullanma düşüncesine de ulaşamaz.

Özetle, coğrafya bilincine ulaşamayan birey bu dünyanın kıymetini anlayamaz diye de daha büyük konuşmak istiyorum ve bu kıymeti her gün altın gibi parlatan coğrafya hocalarının işini kolaylaştırmak istiyorsak sınavlarda coğrafya soru sayısını azaltmak değil tam tersi artırmak gerekiyor. Hele coğrafyası cennete benzeyen bir ülke bireylerinin coğrafya bilgisizliği düşünülemez dahi. Ha bu arada coğrafya öğretmenleri sınav etkeni olmadan da inandıkları cennet dünyanın cennet gibi kalması için elinden geleni yapar fakat öğrenci artık sınav merkezli düşündüğünden soru sayısı azalmış bir derse önem vermeleri daha zor olacaktır. Coğrafya hayattır…

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

You may also like...

Bir Cevap Yazın