Kolombiya’da 260.000 ölü ve Halkın Barışı Reddi

Dünya savaşı görüntülerini oturduğumuz yerden ne güzel izliyoruz değilmi? Vietnam savaşını, dünyanın değişik yerlerinde ki iç çatışma görüntülerini ne güzel izliyoruz; belki elimizde çekirdeklerimiz var, yanımızda soğuk biramız, sıcak çayımız, hani tv koltukları var ya ayaklarımızı uzattığımız. Biramızdan bir yudum alıp biraz kuruyemiş atıyoruz ağzımıza ve o eski siyah beyaz görüntülerde insanlar ölüyor ateşli silahların cehenneme çevirdiği ortamlarda.

İnsan garip, bazı konularda empati duygumuz yerini “Benden uzak, elin çocukları ölüyor” düşüncesi alıyor, hatta bazı ruh yapıları için uzakta acıların olması insan düşüncesinde “Uzakta insanlar acı çekiyor fakat ben oturduğum yerde rahatım, çok şükür o ortamdan uzağım” gibi tek düze yaşamına bir katalizörlük sağlayan etkisi oluyor acıların. Bir anne evladının cenazesinde ağlarken televizyonunun başındaki anne yanındaki oğluna bakıp “Çok şükür oğlum yanımda,başkasının annesi ağlıyor” diye düşünüyor.

Bu durumun örneğini Kolombiya’da görüyoruz; 1964-1965 de başlayan bir iç çatışma süreci 260.000 insanın ölümüne yol açmış milyonlarca insan yerinden yurdundan olmuş, evleri yok olmuş ve ülkedeki bu acı günleri bitirmek için taraflar bir araya gelerek bir barış anlaşması yapmışlar, taraflar dahi artık ne için savaştıklarını unutmuşlar, savaşan bir nesil gitmiş başka nesil gelmiş. Muhalefetin referandum isteğine bağlı olarak barış süreci referanduma götürülmiş ve halkın %50,24’ü yani yaklaşık 63.000 farkla barış sürecine hayır denmiştir.

Kolombiya’da macun tüpten çok kuvvetli çıktığı için bu oy oranının bu süreci durdurabileceğine inanmıyorum fakat halkın davranış biçimi yazının başında anlattığım durumun bir kez daha altını çiziyor; acı sizin değilse yaşanmaya devam edebilir…

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

You may also like...

Bir Cevap Yazın