Sevdiklerin yaşlanırken sen gençleş bakalım

Bir saat ustası, şehrin meydanına asılacak büyük bir saat yapmaktadır. Bu dönemde oğlu askere gider ve bir tren garında uğurladıkları oğullarının tabutu gelir bir süre sonra ve şehir meydanında ki saatin açılışında herkes saat ustasının bir süprizi ile karşılaşır; saat tersine çalışmaktadır. Neden böyle bir şey yaptığı sorulduğunda tüm yaşanan acılı günlerin daha gerisindeki dakikalara, saatlere geri dönmesini istediği için böyle bir şey yaptığını söyler saat ustası ve muhteşem görüntülerle savaşda vurulan oğlu geriye çalışan zaman eşliğinde uğurlandığı tren garına ve ordan da evine geri döner.

Benjamin Button’un Tuhaf Hikayesi de bu tema üzerine kurulmuş bir film; 80′ li yaşlarda doğan bir insanın giderek gençleşmesinin nasıl olabileceği ile ilgili fantastik özellikleri ön plana çıksa dahi dram ve romantizm yanı da oldukça fazla olan özgün bir çalışma. İnsanın yaş basamakları ve yaşamda ki anların yaşamı şekillendirmesi ile ilgili önemli saptamaları var filmin, Benjamin Button gençleşirken çeverindekilerin yaşlanıyor olmasının saat ustasının zamanı geçmişe döndürme hayaline pek de benzemediğini görüyorsunuz filmi izlerken, belli bir yere kadar “Böyle bir yaşam ne kadar güzel olurdu” diye düşünürken filmin belli bir yerinden sonra Benjamin Button’ a acımaya başlıyorsunuz.

Titanik filminde olduğu gibi geçmişi yaşlı bir kadından dinleme klişesi ve Benjamin Button’ u gençleştirme çalışmalarında ki bazı yapaylıklar olmasa çok daha iyi olurdu diyebilirim fakat film bu haliyle dahi oskar heykelciklerinin bir çoğunu alır gibi duruyor.

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

You may also like...

Bir Cevap Yazın